Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir. ( Hac Suresi, 74 )

Asil bir ruha sahip olmak, ancak Allah’ın dilemesiyle iman eden müminlere ait bir özelliktir. Bu özellik Allah’ı derin düşünen Müslümanlara Allah’ın verdiği bir lütuftur. Nefislerine uymayarak yaşamlarını Allah’a adayan ve ahirette Allah’ın rızasını uman müminlerin sürekli tefekkür ettikleri konulardan biri de cehennemdir. Bu gerçeklerin şuurunda yaşamaları ve tüm bunları derinlemesine düşündükleri için de ruhlarında ‘hafifliği’ barındıramazlar. Rabbimiz, her an Allah’tan korkup sakınarak yaşayan, Allah’ın rızasını, Kuran ahlakını, ölümü, cenneti, cehennemi düşünen Müslümaları, imanda kararlı ve güçlü ruh yapısına sahip bir ahlaka yöneltir. Böylece müminler sürekli daha güzel ahlaklı, daha akıllı ve daha asil ruhlu olurlar. Cennet özlemi içerisinde oldukları içinde sürekli kötü ve çirkin şeylerden yüz çevirir; hep kendilerini Allah’a yakınlaştıracak vesileler ararlar. Daha güzel ahlakı aramaktan hiç bıkmadan, zevkle ve sabırla nefislerini eğitirler. Bunun sonucunda da müminler, inşaAllah Rabbimiz’in, ‘İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir.’ (Furkan Suresi, 75- 76) ayetleriyle vaadettiği cenneti umabilirler.