
Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)
Şeytan insanların iman etmelerini, samimi olmalarını, güzel ahlak göstermelerini, Allah'a gönülden boyun eğerek yaşamalarını istemez. Birlik oldukları takdirde Müslümanların nasıl güzel ve etkili bir güce sahip olacaklarını, bu vesileyle Kuran ahlakının her yerde yaşanmaya başlanacağını, dünyada cennet gibi bir ortam oluşacağını bildiği için sürekli aleyhte bir faaliyet içindedir. Samimi iman edip her şartta Allah'a yönelip tevekkül edildiği takdirde şeytanın müminler üzerinde olumsuz hiçbir etkisinin olmayacağını Allah Kuran'da bizlere haber vermiştir:
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur. (Nahl Suresi, 99)
Ancak şeytanın oyunlarına karşı mutlaka uyanık olmak gerekir. Her ne pahasına olursa olsun şeytanın insanları saptırma gayesinde olduğunu Allah bir Kuran ayetinde bizlere şu şekilde bildirmektedir:
Allah, onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tespit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim. Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez. (Nisa Suresi, 118-120)
.jpg)
Zira Sayın Adnan Oktar hemen her ropörtajında, her konuşmasında, her çalışmasında Müslümanların birlik olmalarının önemine ısrarla dikkat çekmektedir. Şeytanın oyunlarını bir bir deşifre ederek Allah'ın dilemesiyle etkisiz hale getirmekte, dünyada İslam ahlakının yerleşik hale gelmesi ve tüm insanlığın rahat etmesi için fikri alanda her türlü sebebe sarılmaktadır. Nitekim evrim teorisinin geçersizliğinin kesin delillerle ortaya koyulmasının ardından dünya çapında din ahlakına bir yöneliş olduğu basında da hergün çıkan haberlerle aşikardır.