Ne demiştiNe oldu

Bağdat TV, 2 Mart 2008

Adnan Oktar:  Güneş battığı yerden doğar. Doğduğu yerden de batar. Genellikle böyle olur. Güneş madem buradan battı, gene buradan doğacak. Birinci inancım bu. İkinci inancım ama asıl inancım hadislere göre Mehdinin zuhuru İstanbul’dan olacak, çok fazla hadis var. Konstantiniye şeklinde geçer. Türklerin bu konuda görev alacağına dair çok fazla gene hadis var. Mehdinin Türklerin içinden çıkacağına dair çok fazla hadis var. Tarihi şartlar açısından baktığımızda öyle görünüyor. Sosyal şartlar açısından baktığımızda öyle görünüyor, genel tarihin şu anki akış açısından da yine TÜRKIYE’NİN DOĞAL LİDER OLDUĞU GÖRÜLÜYOR.  Başka hiçbir ülke zaten liderliğe şu an yanaşmıyor Türkiye’nin dışında. YANİ EN İDEAL, BÜTÜN İSLAM ALEMİNDE KABUL EDİLEN GÖRÜŞ TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİ. YANİ KİME SORSAK HANGİ ARAP ÜLKESİNE SORSAK TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİNİ İSTİYOR. Türk devletlerine de sorduğumuzda yine Türkiye’nin liderliğini istiyor. Yani ikinci bir ülkeyi isteyen şu ana kadar görmedik.

Muhabir: Bir soru daha sorabilir miyim? Türk İslam Birliği genel projenin gerçekleşmesi gerektiği düşünülen Ortadoğu coğrafyasında biri İran diğeri Suudi Arabistan olmak üzere iki eksen var. İşte İran, Irak, Suriye işte Lübnanla Hizbullah ve Filistin’le Hamas’la ve karşısında da Suudi Arabistan’la Ürdün ve Mısır’ın ve nispeten batı devletlerinin desteğinin oluşturduğu bir blok var gibi gözüküyor. Türkiye burada nerede yer almalı ve nasıl böyle bir coğrafyaya liderlik yapabilir?

Adnan Oktar: Türkiye ağabeylik yaptığında o coğrafya içerisinde Türkiye’nin ağabeyliğini kabul etmeyecek hiç kimse yok. Şiiler de, Caferiler de, Suudiler de, İranlılar da, mesela Sayın Ahmedinejat buraya gediğinde, geldi bir Sünni camide Sünni imam arkasında namaz kıldı. Bu ne demektir, siz eğer lider olursanız ben bunu kabul ediyorum. Açıkça budur. Ben dedi zaten burada siyasi bir mesaj verdim dedi. Çok önemli siyasi bir mesaj verdim dedi. Daha ne desin. Hizbullah da kabul eder, herkes kabul eder, Türkiye’nin liderliğini kabul etmeyecek bu coğrafyada kimse yok. Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. Ve yıllarca liderlik yapmış bir ülke biliyorsunuz. Osmanlı döneminden bir tecrübesi var. Bütün Türk ülkelerinin, bütün İslam ülkelerinin ağabeysi olarak ortaya çıkacaktır Türkiye. Bunu herkes görecek. Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım. İnşaAllah.

Star Gazatesi, 6 Şubat 2009



Türkiye özellikle son 5 yıllık dönemde bölgeye ağırlık veriyor, ilişkileri önemsiyor ve muhataplarına güven veriyor. Daha önceleri de buralara gelinir, güzel sözler söylenirdi. Bir farkla... O zamanlar Türkiye’nin büyük ve etkili bir ülke olduğunu biz söyler, biz dinlerdik. Araplardan bunu teyid eden cümleler duymak imkansızdı. Türkiye’nin Ortadoğu ve İslam-Arap dünyasındaki etkinliği fazlasıyla şüpheli ve açıkçası bazen de itici bir durumdu.

Şimdi ise durum farklı... Daha Türk tarafı söylemeden hatta çoğu kez buna gerek bile duymadan, Türkiye’nin büyüklüğü, önemi ve tesiri konuşuluyor. Ankara’nın diplomatik gücü giderek daha ağırlıklı bir faktör haline geliyor. Her ziyarette bu ağırlığın arttığı hissediliyor. Dün sabah Cumhurbaşkanı Gül’ün basın toplantısı vardı. Salonun tamamı çeşitli Arap ülkelerinden gelen gazetecilerle dolmuştu ve soru sorma yarışına girdiler. İtiraf edeyim Türkiye’de pek sık rastlamadığımız kalitede sorular yönelttiler ve hepsi de Türkiye’nin gücünü veri kabul ederek konuştular.