Sayın Adnan Oktar, Müslüman ülkeler arasındaki ekonomik dayanışma üzerinde önemle durmakta, Türk-İslam Birliği'nin diğer tüm konularda olduğu gibi, ekonomik sorunların çözülmesinde de en önemli ve etkili yol olacağını ifade etmektedir. Son dönemlerde bu alanda çok güzel gelişmeler olmakta, Müslüman ülkelerin ortak girişimler yapmaları, ticari faaliyetlerini güçlendirmeleri için çok önemli adımlar atılmaktadır.

Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008 Adnan Oktar: "Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz… Yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak. Bu bütün Türk halkının isteği. Biz Azerilerle konuşuyoruz mesela Azerbaycan can atıyor Türkiye ile birleşmek için. Bugün Türkiye kabul etsin yani nerdeyse yirmi dört saatte kırk sekiz saatte kabul ederler. Suriye, bugün Türkiye teklif etsin, Türkiye ile birleşin diye, hemen kabul eder Suriye. Onun için Türk halkının bunu şiddetle isteyip özellikle sivil toplum kuruluşlarının bunu gündeme getirmesi sonucunda bu hükümete teklif olarak getirilirse konu biter." |
Tercüman, 22 Ağustos 2008

SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSLAM BİRLİĞİ'NE ÇAĞRI KİTABINDAN BİR BÖLÜM (Ağustos 2003) Ekonomik iş birliği, hem istikrarın sağlanması hem de kalkınma açısından önemlidir. Pek çok Müslüman ülkenin acil ihtiyacı, ekonomisinin istikrara kavuşması ve sağlam temeller üzerine oturtulmasıdır. İslam dünyasında endüstrinin gelişimine önem verilmesi, gerekli yatırımların yapılması zaruridir. Bütün olarak bir kalkınma projesi geliştirmek gerektiği de açıkça görülmektedir. Eğitim, ekonomi, kültürel yapı, bilim ve teknoloji birarada gelişmelidir. Bir yandan çalışma alanları teknolojik olarak geliştirilirken, öte yandan çalışanların eğitim düzeyinin ve kalitesinin artırılması sağlanmalıdır. Toplumlar daha üretici olmaya özendirilmelidir. Çoğu Müslüman ülkede yaşanan yoksulluğun, eğitimsizliğin, gelir dağılım dengesizliğinin ve diğer sosyo-ekonomik sıkıntıların ortadan kaldırılmasında ekonomik iş birliklerinin büyük katkısı olacaktır. SERBEST TİCARET ALANLARI OLUŞTURULARAK, GÜMRÜK BİRLİĞİ SAĞLANARAK VE ORTAK PAZARLAR MEYDANA GETİRİLEREK BU İŞBİRLİĞİ KURULABİLİR. |
Konuyla İlgili Diğer Haberlerden Bazı Örnekler
Tercüman, 18 Haziran 2008

Yeni Şafak, 3 Ocak 2007

Yeni Şafak, 22 Ağustos 2008

Önce Vatan, 10 Temmuz 2008

Yeni Şafak, 25 Ekim 2008
.jpg)
Bugün, 15 Aralık 2008

Vakit, 15 Aralık 2008

Türkiye, 6 Temmuz 2008

Sabah, 6 Temmuz 2008

Sabah, 12 Mart 2009

Zaman, 13 Aralık 2008

Tercüman, 29 Ocak 2009

Zaman, 29 Ocak 2009

Tercüman, 18 Haziran 2008

Yeni Şafak, 3 Ocak 2007

Yeni Şafak, 22 Ağustos 2008

Önce Vatan, 10 Temmuz 2008

Yeni Şafak, 25 Ekim 2008
.jpg)
Bugün, 15 Aralık 2008

Vakit, 15 Aralık 2008

Türkiye, 6 Temmuz 2008

Sabah, 6 Temmuz 2008

Sabah, 12 Mart 2009

Zaman, 13 Aralık 2008

Tercüman, 29 Ocak 2009

Zaman, 29 Ocak 2009
